Dursun
Akçam’ı 19 Eylül Cuma günü kaybettik.
Aynı
gün derneğimiz internet sitesinde (www.ardahan.org.tr) bir taziye
defteri açtık. Milliyet gazetesinde Can Dündar’ın sitenin adresini
yayınlamasıyla site yoğun ziyaretçi akınına uğradı. Dostları,
sevenleri, öğrencileri, arkadaşları taziye defterinde Akçam’ın
ölümüyle ilgili duygu ve düşüncelerini yazdılar. Onu yitirmiş
olmanın acısı, dünyanın dört bir yanından sevenlerinin onun hakkında
yazdıkları, sevgi, saygı, hürmet dolu mesajlarını okudukça yerini
hüzün dolu bir gurura bıraktı.
Her
meslek grubundan kimi öğrencisi, kimi okuru, kimi çalışma arkadaşı
olan insanlar Dursun Akçam’a olan sevgi saygılarının yanında onun
kendi yöresinin insanları tarafından değerinin bilinmediğini,
ona sahip çıkılmadığını da yazıyorlardı.
Ve
ne yazık ki haklılar.
Dursun
Akçam gibi aydınların memleketlerinde adları caddelere, sokaklara,
kültür merkezlerine verilirken, adlarına dernekler kurulurken,
şenlikler, festivaller yapılırken, bir kaç küçük düşünen köylüsü
sırf basit, kişisel çıkarları tatmin olmadı diye onun hakkında
ileri geri konuşabildi.
Sanki
onların öğretmeni olan, arıcılık yapana arıcılık, toprağı ekene
çiftçilik öğreten o değildi...
Sanki
yazdığı kitaplarla yöre insanının çektiği sıkıntıları anlatan,
her daim dertlerinin tercumanı olan o değildi...
Sanki
köye her geldiğinde tüm köylüyü muayene edip çantasında ki ilaçları
dağıtan Dr. Alper’i yetiştiren baba o değildi...
Halkının
sorunlarını kendi sorunu bilip, çözüm üretme çabasından ve yıllarca
yaşadığı baskı ve zora rağmen halkından yana tavrından vazgeçmediği
için mi sahip çıkmadın? Yoksa bir grup çapulcunun ormanları talan
etmesine, memleketin geleceğini satmasına karşı durduğu için mi?
Oğlu Alper’in Ardahan doğasının, sarıçam ormanlarının korunmasına
yönelik yerel bir gazetede çıkan yazısından ötürü, jandarma tarafından
kötü muamele gördüğünde tavır sergilemeyen, olayı görmezden gelip
evlerine kaçan ey Ardahan halkı: Yarın o ormanlar tükendiğinde,
Ardahan’da tarım, hayvancılık yapılamaz olduğunda kime kızacaksın,
kimden hesap soracaksın ve asıl önemlisi aynaya nasıl bakacaksın..!
...
Ey
yıllar önce okuma yazma oranı en yüksek illerden biri olan ama
artık üniversite sınavı başarı sıralamasında en sonda yer alan
benim sevgili Ardahan’ım:
Gelin
hep beraber kafdağının çarıklı çocuğunun kırılan kalbini O yıldızlı
göklerdeyken onaralım.
Gelin
Dursun Akçam Ormanı kuralım.
Gelin
Ardahan’da bir okula adını verelim.
Gelin
Ardahan’da kitaplarının bulunmadığı okul, kütüphane bırakmayalım.
Gelin
çocuklarımızı onun ışığından mahrum etmeyelim.
Gelin
bize sahip çıkanı sahipsiz bırakmayalım.
Bize
de bu yakışmaz mı?
Cevdet Şentürk
Ardahan İli Kültür ve Dayanışma
Derneği Başkanı
cevdet@ardahan.org.tr
|