ARDAHAN'IN İLÇELERİ


POSOF İLÇESİ VE ÇEVRESİ İNCELENMESİ

Posof sözcüğü Evliya Çelebi’nin belirttiği gibi “Posthor” denen yerden hareketle ve diğer kaynakçalarda da belirtildiği gibi “Puset-Khev Post-Khov” sözcükleri zamanla halk ağzında “Poskov/Poskhov” şeklinde kullanılmış ve 1928 Harf Devriminden sonra POSOF şeklini almıştır.

Çok zengin bir tarihi olan ve konukseverliği ile tanınan bu şirin ilçemizin tarihi Sümerlerle aynı soydan geldikleri kabul edilen HURRİLER İLE BAŞLAR.

Orta Asya kökenli olan bu insanlar, iri yarı, sarışın, bazıları mavi gözlü, yuvarlak başlı, bitişken dilli ve son derece çalışkan ve üretken insanlardır. Bir çok kavim, emirlik, ulus ve devletin burayı kendi hükümranlık alanlarına katmalarına karşı bölgede asıl yerli halkının Türkler olduğu ve Türk halkının buradan uzaklaştırılamadığı tarihi kaynaklardan anlaşılmakladır.

Almanya'ya çalışmaya gidenler yakınlarını da götürmüş ve ilçenin çehresi giderek değişmiş ve modern binalar yapılmaya başlanmıştır. Coğrafi konum olarak: 42-43 derece doğu boylamı ve 41-30 derece kuzey eyleminde yer alan Posol 1830- 1 379 tarihleri arasında ilçe olmuş ve daha sonra ikinci kez 1923 tarihinde ilçe yapılmıştır.

Yüzölçümü 607 km2 olan ilçenin güneyinde Damal, batısında Artvin, (Şavsat) kuzeydoğusunda ve kuzeyinde Gürcistan yer almaktadır. Dağların yüksekyerlerini kaplayan yaylalar sulak çayırlarla kaplı olup, hayvancılık. için son derece önemli yerlerdir, ilçeden doğar sularla beslenen Posof Çayı belirli bir bölgede Sovyetler birliği ile doğal bir sınır oluşturur ve komşu ülke topraklarında Kura ırmağına katılır.

Yörenin gelir kaynaklarının başında yaylalarında değerlendirilmesi ile yapılan hayvancılık gelir. Patates, arpa, buğday, elma (Badele elması çok ünlü olup kendine özgü kokusu ve tadı vardır). Ve bunlara oranla daha az miktarda fasulye ve armut da yetiştirilen başlıca ürünleri oluşturmaktadır.

Posof ile komşu ilçeleri arasında Ruslar tarafından yapılan, Kanlıpınar ve Maskaflardan aşan ve yalnız kağnı arabalarının geçebildikleri bir yol vardı. Daha sonra 1952-1954 yıllarında Ulgar Dağının batısından geçen yol yapıldı.

İlçenin elektriği 1953 tarihinde yapılan 18 KW. gücündeki hidroelektrik santrali ile sağlanmaya çalışıldı, bunun yetersiz kalması üzerine 1972 de 22 KW gücündeki dizel santral kuruldu, bu da yetersiz kalınca 1978 yılında ulusal elektrik sistemine bağlantı sağlandı.

Kaynak suyu sıkıntısı olmayan ilçemizin Çermik mahallesinde romatizma ve kaşıntılara iyi geldiği bilinen Udabuna kaplıcası vardır. Kuru göl (Ubaduna’da) ve Sülüklü göl (Kırıklar mevkiinde) adlı iki göl vardır.

Tarihi kalıntılar yönünden de zengin olan Posof ilçemizin aşağıda saydığımız tarihi varlıkları gerçekten görmeye değer.

HARABELER : Ziniban, Taşlı, Garzol, Damlar. Kelelenet ve Köşke! Köyü harabeleri.
SU BORULARI: Taş boru, tuğla boru, ağaç boru ve Garzol mevkiinin Van semtinde etrafı taş duvar ve üstü kesme taşlarla örtülü kanal.
KİLİSELER : Kırmızı toprak mevkiinde kilise temelleri Garzol mevkiinde iri taşlarla yapılmış temeller.
YAZILI KALINTILAR : Caminin doğusundaki mezar taşlan üzerindeki yazılar.

Doğa sevgisiyle dolu olan Posof halkı bu duygularını her zaman canlı tutmuş ve uzun yıllar öncesinden yine Posof'lu olan 1857 doğumlu "Noksani" mahlaslı Mehmet Hoca köylerine yakın Nakosar adlı ormanın yakın köylüler tarafından Mısır (lazut) tarlası açılmak ve ambar yapılmak üzere çamların kesilmesine üzülerek 1909 da aşağıdaki ağıtı yazmıştır.


Nakosar- Ormanı Kırımına Ağıt

Virandır vatanın, yerin Nakosar,
Kalmadı nâmusun, ârın Nakosar.
Şimdi de artırdın hicran, gamleri
Tarla olmuş meşezârın Nakosar.
Obol’a bereket hayır çekildi
Arşa çıktı âh ü zârın Nakosar.
Varzına’lılar bir azın çaldılar
Bende yaptım bir anbarın Nakosar.
Kimin bedduası tuttu, zorladı
Ne yaman ters döndü surun Nakosar.
Dost olan âh çeker, ciğeri sızlar
Yok bir gölgen, yanar serin Nakosar.
Köklerini güne karşı döktüler
Derler ki, hâs olur darın Nakosar.
Onu da Eşref’’in-kuçet’i çaldı.
Hanı senin hülüskârın Nakosar.


EDEBİYATIMIZDA KARS II

1.Üçyüzyirmibeş’te oldun perişan
Kül koydun gözüven, toprak da başan
2. Neyledin evvelki devrân, demleri
Nettin sinen çamları
3.Suskab’ın şenliği geldi döküldü
Fidanın kesildi,kökün söküldü
4.Hevat’lıyla Hunamis’li geldiler
Zedezümde’liler hayıf aldılar
5.Her kapıda birer anbar parladı
Havluları renge yongan körledi
6.Kırıldı ormanlar, açıldı düzler
Cılga ile bağrın yarar öküzler
7.Kütüklüğü kazma ile söktüler
Yerlerine civit, lazut ektiler
8.Öküz-Yatağı’nda bir doruk kaldı
NOKSANİ görüben yazığı geldi

   
 
 
S